
OTOMATIK LAMBA |
PLAJIN YARARLARI |
| CESARET Karı-Koça fare, mahzende oturuyorlarken birden kulaklarına bir ses gelir sesin olduğu yere giderler bakarlar ki şarap fıçısının biri delinmiş akıyor. hemen damlaların yanına çökerler başlarlar karı koça şarap içmeye bir müddet sonra sarhoş olurlar. dişi fare hemen erkeğinin yanına sokulur ve haydi kocacığım sevişelim der. Erkek kalkar merdivenlere doğru yürümeye başlar Dişi fare seslenir arkasından kocacığım nere gidiyorsun hani sevişecektik der. Erkek fare şöyle geri dönüp dişi fareye bir bakar ve derki - Hadi Yahu sana kim bakar! Ben Şimdi Kedinin hakkından gelmeye
gidiyorum der |
| BABASINDA KALACAK
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: |
| Medeniyet Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
| Uğursuz
Kadın Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar: "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi. "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın" |
| Annem Gel
Dedi İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar, - Sen gitmek istemiyor musun? - İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü... |
| Şenol Güneş
Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari
ile karşılaşmış. |
| Telefon
Kimin Bir golf kulubünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmıs. Yakınındaki bir adam hands-free konuşma düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış. Adam: Alo Kadın: Merhaba şekerim, kulüpte misin? Adam: Evet. Kadın: Ay ben burda süpper bir deri ceket gördüm. 1000 dolarcık. Alabilir miyim? Adam: Oluur, madem çok sevdin, al tabii. Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2002 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte bir tane buldum. Adam: Ne kadar? Kadın: 60 bin dolarcık. Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama... Kadın:Yaşasınnn! Bir şey daha var. Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar. Adam: Tamam, ama 420 bin dolardan fazla verme sakın. Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum. Adam: Ben de seni... Görüşürüz. Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar: Bu telefon kimin, bilen var mı?" |
Bush`un Pulu![]() Başkan Bush'un yeni talimatı: - Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş; - Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi? - Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş; - Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..." |
Bush ve Şoförü![]() George W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der: "Bana bırak. Ben Dünya'nın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir." Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese koşarak geri döner. Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne "Çabuk toz olalım burdan!" der. Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve "Şimdi adama gidip söyleme sırası sende!" der. Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken....Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek, cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir. Bush şaşkın bir halde sorar: "Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama boğdu seni?" "Valla ben de anlamadım" der Şoför. "Ben ona sadece şöyle dedim: Iyi günler. Ben George Bush'un şoförüyüm. Domuz öldü! |
| Temel
Millet Vekili birgün bizim temel millet vekilleri ile uçağa biner başlarlar birşey sallamaya birinci millet vekili şurdan on milyon atsam biri bulur ve bir kişiyi sevindiririm ikinci millet vekili ben yirmi milyon atsam iki kişi bulur ve ikikişiyi sevindirimiş olurum üçüncü dördüncü derken hepsi birşey sallar sıra temele gelir temel düşünür ve ULAN BEN BURDAN HEPİNİZİ ATSAM YETMİŞ MİLYON SEVİNİR NEDİYORSUNUZ |
Orası Neresi![]() Telefon çalar, A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana H: Bir dakika efendim H: Alo A: Ne oldu kızım, hanım nerede? H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber. A: Ne, bir adamla mı? H: Maalesef, beyfendi. A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana! H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi? A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi İki el silah sesi duyulur.. H: Alo, beyfendi A: Ne yaptın kızım? H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım. A: Ne havuzu? H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak? A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo? |
|
Kumar Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanilmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanir.Hemen otel yonetiminin kendisine tahsis ettigi kral dairesine cikar ve karısına telefon eder: "Hayatim, evde misin?" "Evet kocacigim." "Iyi. Hemen hazirlan o zaman. Cabuk bavulunu hazirla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandim." Kadin sevinc dolu bir ciglik atar "Ayyyyyyyyyyy harikasin!! Hemen hazirlaniyorum.. Peki ama nereye? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..." Adam cevap verir: "Umrumda degil. Sadece eve dondugumde coktan gitmis ol." |
|
Kim Lan Bu Bir gün otururken pamuk prenses demiş ki: - Benim çadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en güzel ben mıyım? Çadıra girip çıkan pamuk prenses demiş ki: - Aynaya sordum hala en güzel benmişim. Bunun üzerine herkul : - Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ? Ve çadıra girer. Çadırdan çıkınca derki - Hala en kuvvetli benmişim. Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda En çirkin hala ben mıyım sorayım diye çadıra girer. Çadırdan on karış suratla çıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir şekilde derki; - Kim lan bu Reha Muhtar? |
|
Ağa Biz Burda İneceyük Efendim bizim Bayburtlu arkadaşlar İstanbul’da gurbetçilik yaparlar. Günün birinde acele işleri çıkar Bayburt’ a dönmeleri gerekir. Ne yapalım ne edelim derken uçakla gitmeye karar verirler. Uçak hareket eder Aşkale üzerinden geçerken pilot anons yapar “-sayın yolcularımız şu anda Aşkale üzerindeyiz, biraz sonra Erzurum havaalanına ineceğiz.” Bu anonsu duyan bayburtlu hemen yerinde kalkar ve aceleyle pilota doğru seslenir. “- Vola ağa hele eyle biz burada ineceyük.” |
|
Mailiyeciler Ormana maliyecilerin geldiğini duyan kaplumbağa hızlı adımlarla kaçmaya çalışırken ayıyı görmüş, ayı niye kaçtığını sorunca kaplumbağa : - Nasıl kaçmam, bende bir ev, hanımda bir ev, çocukta bir ev... Kesin bir açığımızı bulurlar, demiş... Bunu duyan ayı da kaçmaya başlamış... Ayıyı gören maymun niye kaçtığını sorduğunda ayi : - Nasıl kaçmam, bende bir kürk, hanımda bir kürk, çocukta bir kürk... Bu maliyeciler kesin bi açık bulurlar, demiş... Bunu duyan maymun da kaçmaya başlamış... Bir süre gitmiş ve durup düşündükten sonra : - Ben niye kaçıyorum, benim kıçım açıkta, hanımın kıçı açıkta, çocuğun kıçı açıkta!.. |
|
Amerikada yasayan bir çocugun 100 dolara ihtiyaci olur. Bu 100 dolara Mustafa gümüş/
|